D€R!NN.ORG

Derinlerde ki Suskunluğun Adresi...
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» tsunade video hentai tsunade x naruto hentai
4/8/2011, 14:33 tarafından Misafir

» как научиться делать прически для вьющихся волос
3/8/2011, 20:27 tarafından Misafir

» flash online casino
3/8/2011, 03:50 tarafından Misafir

» heart health fish oil
2/8/2011, 22:21 tarafından Misafir

» гинекологический осмотр фото
2/8/2011, 01:33 tarafından Misafir

» long distance service backlinks services
1/8/2011, 21:29 tarafından Misafir

» онлайн вопрос гинекологу
1/8/2011, 09:15 tarafından Misafir

» kim possiable hentai kim possibal hentai
1/8/2011, 03:10 tarafından Misafir

» When the first Whirlpool Duet album was released in December 2001 came as a surprise to the public
30/7/2011, 16:10 tarafından Misafir

En iyi yollayıcılar
WampireLLa
 
CANDAMARIM
 
D_€_R_!_NN
 
SuskuNn...!
 
BİRİCİĞİM
 
dertli çalgıcı
 
erdem
 
S_€_S_S_!_Z
 
pembe patik
 
ÖLÜM M€L€Ğ!
 
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 63 kişi 27/8/2016, 03:36 tarihinde online oldu.
Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Aralık 2016
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
   1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 
TakvimTakvim

Paylaş | 
 

 mekan erdem

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki
YazarMesaj
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   18/2/2009, 22:56

Çok gözyaşı döktüm sensizlikte
Senden bir haber gecelerde

Üşüyorum yanında değilim,
Kollarında değilim diye...

Dalıyorum hayallere,
Özlem dolu, aşk dolu günlere

Seni yanımda hayal ediyor,
Kokunu içime çekiyor,
Yastığına sarılıp, özlem gideriyorum
Sensiz, sevginsiz her saniyemde

Kokun hala yastığında,
Zaten fotoğrafın başucumda…
Bakıyorum mektuplara,
Ağlıyorum, sensiz geçen her dakikamda

Çok gözyaşı döktüm,
Çok fırtınalar atlattım, ben senin yokluğunda
ama hala seni bekliyor, seni özlüyor,
Seni sensiz yaşıyor bu can hala…

Gönlüme Gelen İlkbahar

Gönlüme gelen ilkbaharlar, yazlar gibisin
Sen bir nârin çiçek gibi hep sevilmesin
Sevdâ türküsüyle inleyen sazlar gibisin
Sen bir papatya misâli hep derilmelisin

Hayat bir yol bulmuş kendine akar da akar
Bir nehir gibi süzülür kıvrıla kıvrıla
Aşkın bir kıvılcım olmuş yüreğimi yakar
Kurak bir yaz gibiyim ben kavrula kavrula

Takvimlerdeki yapraklar bir bir azalsa da
Sana olan sevgim tükenmez bunu böyle bil
İçimde hasret pınarı coşup çağlasa da
Aşk şarkıları söylemekten bıkmaz ki bu dil

Sevdâya, sana susamış çorak bir iklimim
Durmadan yağ üzerime senle ıslanayım
Sevgiyle dokunmuş desen desen bir kilimim
Gönlüne beni ser de senle hep yaşlanayım

Bir şiir gibi yazmışım ben seni gönlüme
Mısra mısra dökülmüşsün sen benim bağrıma
Her günüm bir başkadır uymaz günüm günüme
Sen yanımda hep varsan gitmez bu hiç ağrıma

İstanbul Kadar Yakın
İstanbul kadar yakın olmak isterim sana
Serin serin esen poyrazlarımla
saçlarında büyülü bir gezintiye çıkmak
Âniden bastıran sağnak yağmurlarımla
aşktan sırılsıklam yapmak seni
İstanbul kadar yakın olmak isterim sana
Boğazın üzerinde âvâre âvâre dolaşan
martılarımla çığlık çığlığa sevdâ şarkıları söylemek
Sahillerime vuran uğultulu dalgalarımla
günün yaşanan her anında ayaklarına
kapanmak hiç usanmamacasına
İstanbul kadar yakın olmak isterim sana
Her yanını sarmak yer yer kırılıp dökülmüş
Bizanstan kalma yorgun surlarımla
Boğaziçi'nde salınan asma köprülerimle
iki kıtayı birbirine değil, seni bana bağlamak
sonsuza dek hiç çözülmeyecek bir bağla
İstanbul kadar yakın olmak isterim sana
Hattâ sana İstanbul'dan dahi yakın olmak
Hiç ayrılmamacasına
Bir an bile olsun hiç kopmamacasına
_______________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   18/2/2009, 22:56

--------------------------------------------------------------------------------

Sevdalarım Var Benim



Gözlerime böyle bakma ne olur
Senden gizli sevdalarım var benim
Aşkınla içime akma ne olur
Senden gizli sevdalarım var benim

Bin türlü derdim var deli başımda
Her gün zehir içtim inan aşımda
Ölürsem görürsün mezar taşımda
Senden gizli sevdalarım var benim

Susuz bir çöl idim, sel olup gittim
Ocakta kor idim kül olup gittim
Bir sevda uğruna del’ olup gittim
Senden gizli sevdalarım var benim

Gönlünde bir ateş yakar giderim
Kimbilir, sevginden bıkar giderim
Belki de kalbini yıkar giderim
Senden gizli sevdalarım var benim

Güllerin dalında bülbüller öter
Bendeki sevdalar ölümden beter
Bu garip aşığa bir gurbet yeter
Senden gizli sevdalarım var benim

Vuslatlar, hicranlar hepsi gözümde
Sevdalar sır olmuş benim özümde
Uğraşma duramam belki sözümde
Senden gizli sevdalarım var benim

Bir ceylan sevmişim dağlara kaçmış
Dertler kucağını hep bana açmış
Sevda yollarında yürümek güçmüş
Senden gizli sevdalarım var benim
__________________
GüzeL Konuşmanın Sırrı, Lüzumsuz SözLeri Terk Etmektir.

SuskunLuGum AsaL£timDendir,Her Lafa Verecek Cevabım Var. Ama ßir Lafa ßakarım Lafmı Diye, ßird£ SöyLeyene ßakaRım ADam Mı Diye!...







DALiMizi KıRaNıN AĞaCini KöKüNDeN SöKeRiZ....!!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   18/2/2009, 22:57

--------------------------------------------------------------------------------

GÜLLER UZATIM

Ben sana güller uzatım
Dikenler içersinde
Gülmeyi unutum
Ağlamaya alıştım
Sensiz karanlık gecellerimde
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   18/2/2009, 22:59

Adımın önünde adın yazılı
Resmimin yanında resmin basılı
Sabrım sabıkalı, sevdam azılı
Hasretin kanıma girdi girecek

Ağaç ağaca benziyor artık
Deniz denize
Çiçek çiçeğe
Şiirler yazmıyorum artık bak
Gözlerinin güzelliğine...
İyi seni unutmuşum !

Aklımdan çıkmıyorsun
Sensiz bomboş bu hayat
Susma öyle ne olur
Bana kendini anlat..

Akşam erken çöker yalnızlığıma
Sokak sokak gezer ararım seni
Hasretin gönlümün yangınlarında
Alev alev yanar ararım seni

Al götür eskici kalbimi benim
Neyim var neyim yok sorma bir daha
Gözümde yaşlardır birtek servetim
Acıyıp yüzüme bakma bir daha!

Aldana aldana geçti bir ömür
Dünlere küskünüm yarına küskün
Nerede mutluluk nerede huzur
Hayata küskünüm devrana küskün

Aldanmaktan yoruldun mu
Acılarla yoğruldun mu
Hiç sırtından vuruldun mu
Ne bilirsin yağmur olup
Çağlamayı ne bilirsin
Kahkahalar savururken
Ağlamayı bilir misin?

Aldattılar
Ümitlerimi, hayallerimi
Özlemleri, düşlerimi
Parça parça
Kopardılar! ..
Sonra unutulduğuma inandım
Sevdiğimden ayırdılar.







Aldığım her nefes sana yazılı
Korkarım ki sensiz ömrüm sayılı
Yüreğim tutuklu gönlüm cezalı
Hasretin kanıma girdi girecek.

Aldırma görürsen yaşlar gözümde
Şarkımız olacak yine dilimde
Mektubun cebimde, resmin elimde
Yarın bu şehirden ayrılacağım..

Aldırma sen benim yalnızlığıma
Aldırma sen benim gözyaşlarıma
Boşver sende kalmış yarınlarıma
Biz kadere çelme takmış adamız.

Alın sizin olsun bütün saltanatıyla dünya
Bütün sahteliğiyle hayat
Alın kucaklayın gönlünüzce
O bitmeyen ihtiraslarınızı
O dinmeyen bencil aşklarınızı!

Ama sen de bil ki
Yağmurlarca sevdim seni
Yağmurlarca sana yandım
Hatırla derya gözlüm
HATIRLA AŞKIM..

Anlatacak nelerim var bir bilsen
İçimde ihtilaller kopmuş
Kendimi sürgüne verdim
Mutluluğum çoktan iflas etmiş
İtiraza hakkım yok biliyorum
Seni seviyorum..

Ansızın kayboldun köşe başında
Zamansız bir deprem koptu bağrımda
Kendimi kaybettim işte o anda
İnan ki dünyayı yıkasım geldi!
Ardına bakmadan gittin o gidiş
Kalbimi koparıp atasım geldi
Bu veda gerçek mi inanamadım
Başımı taşlara vurasım geldi!

Aramızda dağlar var
Aramızda uçurumlar
Yaklaşma yanılırsın
Ben öldüğümü bilirim
Sen yaşadığını sanırsın
Kendini bilmeden daha
Beni tanıyamazsın...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   18/2/2009, 23:01

Bir söz ver en kızgın anında bile,
Yüzüne bakınca gül benim için.
Seven sevdiğine düşünmez hile,
Aşk derdine çarem ol benim için.

Ellerin elimde olsun yeter ki;
Tek mutluluğumsun bil benim için.
Hiç ayrılmayalım gönül ister ki,
Bıraktığım gibi kal benim için.

Bir sen gördün akan göz yaşlarımı,
Başkası görmesin sil benim için.
Sana yönlendirdim yarınlarımı,
Rüyalarda olsun gel benim için.

Nereye gidersem gideyim yalnız,
Sensin bir gidecek yol benim için.
Sözlerim gelse de sana anlamsız,
Sensiz her saatim yıl benim için.

Gözlerinde saklı benim umudum,
Onlarla hayale dal benim için.
Düşünce haznemde hayli yorgunum,
Zehirli sözlerin bal benim için.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   18/2/2009, 23:02

Sıcak sıcak bakışın var, kirpiğinin gölgesinde,
Esip esip üşütüyor; bakışların, üzerimde.

İçimde sevdan kök salar, bilesin ki örük örük,
Lime lime böldümse de, her parçası dağdan büyük...

Versem sana bir fincandan, sana akan gözyaşımı,
Gül yaprağı ellerinle, tutar mısın bu sevdamı ?

Akşam sabah seni anmak, hoş olsa da senin için,
Bilemezsin beni nasıl kavuruyor için için.

İzin ver de bir damla su, bu yanan yürek üstüne,
Serin serin akıversin, senden bana sine sine...

Aynalar hep senden yana, seni söyler bütün kuşlar,
Titrer durur içim yanar, yazdıkça seni parmaklar.

Iraktır iklimin bana, savur ılık nefesinle,
Mahkum etme beni canan, üleş bu canı benimle.

Ahdim varmış gibi sana, alır seni rüyalarım,
Her gecenin sabahında, yine açar acılarım...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   18/2/2009, 23:02

Sevdam, yüreğinde üşürken,
Denizler yanıyor bakışlarımdan.
Yalnızlığın kalabalığına karıştığı gibi sensizliğim;
Yokluğunun sesine karıştı sessizliğim.
Ellerimde kalan;
Ayrılık acıları
Ve duygularımın dokusundaki bir tek hayalin.
Rüzgarın dokunuşları alnımın ateşini alırken;
Islak gözlerim üşüyor bu sabrın buzulundan.
Zaman dışı saatleri kim anlar ki söylesem?
Çiçekler tutuşturulmuş ayrılığın eline.
Ve bir yokluk yakamozu düşmüş gönül nehrine.
Gökyüzüne düşen gecelerimden alınmış sabah,
Artık, yalnızlığım doğuyor güneş yerine.
Sesinin yankısıdır bu isimsiz çığlığım,
Hasretin buharıdır bütün bulutlar.
Duyamazsın beni duymayacaksın;
Çünkü acılarım kadar sevinçlerin var.
Bense, elime verdiğin bir bardak zehrin;
Ölümünü yaşıyorum an be an sana.
Sana, can çekişimin her saatini,
Armağan ediyorum, son nefese kadar.
Bin ömür mutlu olmana yetecek kadar
Bir acılı ömür yokoldu sana...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   18/2/2009, 23:03

Seni arıyorum sevgilim
Karanlık gecenin içinde.
Korkuyorum sevgilim
Seni sonsuza kadar kaybetmekten.

Geceler acı veriyor bana
Soğuğu hissediyorum tenimde
Sana olan duygularım bile
İçimi ısıtmaya yetmiyor

Boşlukta ilerliyorum sessizce
Hayatımın aşkını bulmak için
Gittiğim yön belirsiz
Karanlık gece hep sessiz

Hayallerin aşkı bile
Beni mutlu edemiyor
Rüyalarım bana yetmiyor
Artık gerçeği yaşamanın vakti gelmedi mi?

Ama yine de ben seni bekliyorum
Hayallerimin, düşlerimin aşkı...
Ve sana son bir söz veriyorum:
Sonraki hayatta, görüşmek üzere...

Alican Uğurel
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   18/2/2009, 23:04

Zalim,zalim,zalimsin be İstanbul!
Çok gördün bana mutluluğu,
Çok gördün bana yaşamayı,
Nefes almayı çok gördün,Gülüp eğlenmeyi çok gördün bana.
Sende tattım acıyı,
Sende tattım iki yüzlü,kalleş insanları.
Özü sözü bir olmayan insan görünümlü yaratıkları sende gördüm,bildim ben.
Mutlu olduğum o küçücük anları çok gördün bana.
Arkasından verdiğin acılar yedi bitirdi mutluluklarımı,
Açamayacağım kilitli sandıklara sürdün sevinçlerimi
En küçük şeylerden mutlu olmak istemez miydim
Gülmedim,belki mutlu olamadım ama.
Kimsenin haberi olmadı.
Göstermedim onlara gözyaşlarımı.
Zevkle izlemelerini istemedim tükenişlerimi.
Onlarında bir darbe vurmalarından korktum belkide kim bilir?
Bir sen biliyordun İstanbul!
Bir sen görüyordun günden güne eridiğimi.
Ama tutmadın ellerimden.
……..
Çek istemiyorum ellerini.!Uzatma o ince dallarını.
Kırılır korkuyorum.
Şimdi ölüyorum.Sessizce gidiyorum.Mutlu olacağım o yere!
Sabırsızlıkla bekliyorum.Mutluluk nedir bilmek istiyorum.
İşte ölüyorum!İşte gidiyorum!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:21

Gün batarken bir akşam üstü
Bir hüzün kaplayacak içini
Bir rüzgar uçuracak saclarını
Ben geleceğim aklına AĞLAYACAKSIN

Dilin varmasada adımı anmaya
Boşvr adımı anmaya çalışma
Nasıl olsa bir gece tatlı rüyanda
Beni rörüpte AĞLAYACAKSIN

Yabancı kollar dolansa beline
Baskasını dudakları değerse teninne
Onun olacağın ilk gece bile
Ben geleceği aklına AĞLAYACAKSIN
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:22

Ah bir güneş olsaydım
Tüm sıcaklığımı verirdim sana,
Eritirdim saçlarındaki karları
Gençlik hep senin olacaktı anlasana.

Ah bir güneş olsaydım
Kuruturdum göz yaşlarını,
Gülmek senin için olacaktı
Ne olur bir kez gülsene.

Ah bir güneş olsaydım
Geceleri de doğardım senin için,
Aydınlıklar hep senin olacaktı
Yanı başındayım beni görsene.

Ah bir güneş olsaydım
Sana verecektim tüm ışıklarımı,
Gözlerin olacaktı ışıl ışıl
Saçlarınsa sarı mı sarı...

Aşkının beni yakan ateşi
Yetseydi güneş olmam için,
Senin ateşinle seni ısıtırdım
Ah bir güneş olsaydım.

Ah bir güneş olsaydım
Ben bu güneş gibi duramazdım yerimde
Dertleşmeğe giderdim yıldızlara.
Bu güneşin bir amacı yok
Benim amacım sen olurdun
Ve etrafında senin
Garip garip dolanır dururdum.

Ah bir güneş olsaydım
Şimdi canlı için hayat kaynağı olan güneş
O zaman senin uğruna feda edecekti her şeyi
Ölü soğukluğu ortasında.

Bak korkma güneş filan değilim
Ne olur bir an olsun bana aç kollarını
Seni sevmekten başka elimden ne gelir?
Ne de bir farkım var âşıklar arasında.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:23

Ben bu gönül tezgahinda
Ask dokudum, ask okudum
Erenlerin dergahinda
Ask okudum, ask dokudum

Her güçlügü bile bile
Göznuruyla, sabir ile
Yumak, yumak, çile çile
Ask dokudum, ask okudum

Bir ömür yana yakila
Yazdigim sigmaz akla
Acimadim kirkdört yila
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:37

Bir yokuşundan inip

Çıkıyorsun bin duyguya

Bir guruba dalıp

Kalıyorsun

yalnız

Tanrıya

nasılsa yakınsınız

Gerçek

burada

Ölüyorsun

yaşadıkça.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:44

Ayağımın tozu
Değmeden düşlerine
Usulca kaçmaya geldim bakışından
Cebimde bir tutam uzaklık
Üşüğüdüm soluklarının yamacından
Ve
Gökyüzüne çıkarken bu yakınlık
O kadar doğru değil
Bilirim
Döndüm işte döndüm
Ben o kahverengi bakışlı adam
Hani kördüğüm

Kaybettiğim dönüşümün anısına
Ufak bir kadeh daha gülüşünden
Ardından gölgen
Suskun ve firari artık sevişlerim
Ahh sen
Ve ben o kahverengi bakışlı adam
Hani gel diyen
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:50

Damarlarıma yürüyor akşam sinsice

Günbatımı esintisiyle o serçeler ötünce
Hataların affı cehennemim olur
Her bahar umudumdur filizlere yürüyen
Oysaki her bahar cenneti umar, cehennemi bulurum

Umutlara tırpandır küstah itirazlar
Gözlerim kızıl kıyamet, sözlerim keskin sirke
Yüreğimdeki tipide yanar, ateşten öfkeler kuşanırım

Güneş öfkemi eritmeye doğar
Şiddetli ihtilaller yaşanır beynimin kıvrımlarında

Sek sek oynar gözbebeklerinde asılı gülümsemeler
Pimpirikli bakışlar altında yaşanıyor yaşanan ne varsa
İlişilmesin öfkeyle hüznün gerdeğine
Beynimin rahmine düşenden ne doğacak kim bilebilir?

Belki bir umut doğar kim bilir! ...

Hangi suya çizilir umudun resmi?
Hangi fizik hesabeder, damarımda akan akşamın debisini?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:50

Sen
Özgürlüğüm müydün
Efsaye...
Baharda nisan yağmuru
Temmuz'da deniz köpük köpük
Ağustos'da gölgelik
Eylül'de bir yel serince
Ayrılıkta ılık bir buse
Susuzluğuma yetişen pınar
Öfkeli bir kışın baharı mıydın?
Şehirde aldığım temiz nefes
Yorgunluğumun akşam çayı
Anam mı, bacım mı, sevdiceğim mi
Yaşlı dünyadan beni kanatlarına alacak latif miydin
Efsaye...
Sen kimdin, neydin?
Düşüm mü, hülyam mı?

Eski bir kitapta öykü
Yazımın altın kalemi
Yırtık sayfada şiir
Gözde sürme
Dalda gül
Yoksa mercanotu mu?
Arasam bulur muyum seni?
Efsaye...


Efsaye -ll

Çocuk rüyalarımda yıldız mıydın
Efsaye...
Ya da çocuk saçlarımda sevgi elçisi

Zindandan, sıladan, askerden mektup
Mezarlıkta mardaval üzümü
Şayetle sevilmeyen, sadık dost
Karanlıkta -korkuma- ıslık mıydın
Efsaye...

Acılarıma, sarı merhem
Bir dağın doruğuna ulaşmanın mutluluğu
Yabancı çobanın dertli kavalı
Çakmaktaşı ile kavın aşkı mıydın?
Uçsuz bucaksız bir çölde sen...

Yoksa yok muydun?
Uçsuz bucaksız çölde serap mıydın?
Efsaye! ...
Yaklaştıkça varamadığım, vardıkça bulamadığım...
Efsaye….


Efsaye -lll

Yarısı yaşanmamış gece
Mahmuzlanan kısrağın yelesi

Öfkemin serseri yalnızlığı
Yüreğimin sessiz çığlığı
Aşkımın dinmeyen sancısı
Yanık sevdamın balaban mihmandarı

Ekmek, zeytin, soğan, tuz
Tohuma toprak, çıdama su musun?
Efsaye, Efsaye, Efsaye...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:50

Damlalar bekliyor…
Kalbimde; benden uzak bir yerde
Bense, bekliyorum, beyninin kıyısına kıvrılmış
Bekliyorum…

Yaşamak için yaşanmalara yanaşmadan
Savaşmadan sanrılarla
Dayanmadan dayanışma laflarına
Ayakta kalabilmek gerek, ayaklanmadan
Başından başlayalım yaşamın, yakalanmadan
Havva ile Adem'den
Ya da ruhlar aleminden…
Bir elma vadedemem
Ama ağlamayı öğrenebilirsiniz …

Kuyruğu koparılmış
bir
y
harfi
Ne kadar asil duruyor değil mi?
Y ile başlayan kelimeler…
Maarif takviminde yeni yıl
Islah edilmiş yavşaklık, yalakalık,
yataklık, yardakçılık, yağdanlık
Yalanlar, yalanlar, yalanlar… yutkunmadan söylenmiş
Yalancı bahar;
Mesela meyveye erken duran bir yemiş
İnanmıyorum kim demiş, kim demiş?
İnanmıyorum…

Sövmeyi bilirim; sövebilirim…
Sövmeyeceğim…

Yapışkan ve kirli sünger gibi laflar; öğütler…
İğfal edilmiş kelimeler silsilesi cümleler
Akıl hastası naralar
Maskeli kelimelerle kuşatılmış söylevler

Sahte bir tabloda,
gerçek ressamın fırça darbesi sandım,
yıllarca kendimi

Ağlamayı bilirim; ağlayabilirim….
Öğretebilirim…

Daha neyi bekliyorsunuz?
Gelin yaraları dağlayalım
Gülünebilecek günlerimiz olsun
Gelin birlikte ağlayalım…




Ekmek, gelecek, mektep derdi
Babam,
Adam olmak, derdi
Vicdan tedavülden kalkmadan evvel...

Şehre yabancı ruhlar taşınır,
Terkisinde yorgun umutlar
Dutlu kahve, amelenin ikinci evi
Dertlerin çıkmaz sokağı

Çeyrek ekmekle, insanlık sınavı ne acı
Yüz gram çay, on lira...
Geceler katran karası
İdarelik, idare edilenin göstergesiymiş meğer
Her gece, çocukluklar kanar
Sitem çağırır dudaklar
Yürek kanar, mahzun...
Gönül bağı, tarumar
Kırılmamalıydı gaz lambasının camı, çocuğun kumbarası da...

Yaşanmadan baharlar, kışı anlatır yorgun maki bakışlar
Tetikteki öfkeleri gizler, peykeler
Sebat, mihmandar oldu, yıllar yılı
İmbik imbik süzülmeden lekeler
Selam söyler, nehirler, denizler, beldeler
Umudun ninnisini söyler yeller

Çalınmış, yitik sanılan yarınlar
Kelepçeler, zincirler, demir parmaklıklar
Tanıklar, tanıklar, tanıklar
Tekmili birden tanıklar
Hatasız, efendilerine karşı, yargıçlar

Kutlu bir sona kırılan kalem
Ölüm, ölümüne tuzlu
Uğrunda ölünene rağmen
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:51

Bir yalın düş düşlüyorum
Mecburen düşüme düşsün
Aksın zifiri bir gece göz kapaklarımdan
Salkım salkım uykum gelsin
Umulmadık bir anda usulca uykuma gelsin
Bir selamlık vakit yeter, tantanasız
Üşenmesin, velev ki esaslı bir düş olsun…

Nakkaşın gergefinde bir nakış, bir nişan olsun
İbrişim kuşakla bağlansın
Üstüme şal olsun

Şırfıntı kalleşliklerin vahşeti olsun
Şamar olsun, bedel ödetsin, savursun
Arkadaş, yoldaş, sırdaş olsun

Bir şıralı turta, sadra şifa, tavında
Derdimin dermanı iksiri, bulsun ve sunsun
Yana yakıla aradığım otacıyı muştulasın
Mostralık bir tutam düş olsun

Esaret hücresinde zincirleri kıran serkeş
Vuslat zaferinin kıvılcımını yaksın, şanı olsun
Mızrak olsun saplansın gecenin bağrına
Umursamadan yankılansın

Nabzına girsin tılsımlı bir kurşuncasına
Temkinsiz bir sevdayla, düşüm gibi, sev beni…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:51

Akdeniz'den bilinmeyen mevsimlerle geldim

Gökyüzüne bir gökkuşağı dokudum
Hiçbir ressamın bilmediği renklerle desen desen
Yaban gülleri derdim ellik ellik
Taçlar yapıp taktım saçlarına
Bak işte sahiline vurdum
Yüreğimin yelkenleri efil efil

Yakmayan güneş, ıslatmayan yağmurlarla geldim

Çiğ düşmüş çimler serdim
Papatyalı halhal taşıyan ayaklarını bekler
Başına kelebekler konar
Buradayım, yalnız değilsin, diyen kanat kanat

Bir yel eser ılık ılık
Gönül kandilinde alevler dans eder
Topraklar getirdim bilinmeyen
Koynunda sevgi beslenir çıdam çıdam
Turkuaz yeşili geceler getirdim
Hüzünlerinde umudu emzirir lıkır lıkır
Bir saz çalar bir taraftan
Bu öyküyü muştular türkü türkü
Bulutlarla geldim, yakut yüzük gibi, taşında tahtın olur
Ne zaman sıkılsan görmediğin yerlere yolculuklara çıkarsın
Ansızın kapımı çalarsın ya da yanına beni de alırsın…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:52

Kül rengi geceler göz kapaklarında;
Zamansızlık ile yersizliğe yanar.
Sözler mahzundur titrek dudaklarında;
İfadeler hep manasızlığa yanar.
Yarım kalmış hayaller başaklarında
Beklersin; güneş doğmaz, yağmur geç yağar.

Kavuşmanın ninnisi kulaklarında
Umutsuzluk hırçın, ufukları sarar.
Derman var sanırsın da ayaklarında
Yollar uzun, çileli, menzile kadar...
Öfkem dinmez bu şehrin sokaklarında,
Gönül sessiz; yine de bir umut arar....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:52

Aşmak istediğim sınırlar vardı,
Kendimle verdiğim savaş meselâ.
O köz yeniden alevlendi:
Ruhumun gizli köşelerinden
Esecek rüzgârları taşıyabilirim artık.
Mutluluğu ve kederi yeniden tanımladım,
Kıskançlığı ve minnettarlığı da;
Anladım ki kan ve kemik tüm insanlarda,
Farklı olan yürek ve niyet...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 20:53

Sabah erken, akşam geç olur İstanbul'da...

Kalbin uzak ise, O'na yakın olsan da;
Hasret yaman, sevda güç olur İstanbul'da!...

Birazcık gölge, bir yudum çay Çamlıca'da;
Mana derin, madde hiç olur İstanbul'da...

Gün gelip, nefes bitip, vade dolduğunda
Yıl ne zaman, saat kaç olur İstanbul'da?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 22:16

SENSİZLİK Mİ BENİ AĞLATAN

Yine sensiz geçen bu gecemde
Göz yaşlarım benimle birlikte
Elimde senin resmin
Dalar giderim yine eski günlere

Hayat sevince,sevilince güzelmiş
Ben sevdim sevilmedim
Bu yüzden bütün umutsuzluğum,kırgınlığım
Birtek ona nefretim

Sevdiğinin yolunu beklemekmiş zor olan
Sevilmeyi ümit etmekmiş beni ağlatan
Geceleri ağlarımya ben hani
Yıldızlar şahidim olsun diye belkide...

Zaten birtek onlar şu karanlık gecemi aydınlatan
Birtek onlar ben kaybolmuşken yol gösteren
Sadece onlar bana sevmeyi öğretip ,
Sevilmeyi beklememi söyleyenler...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 22:16

Bana çok güclüsün dediler
Her zaman değilim dedim
Bana kalbin taştan mi dediler
Her zaman değildir dedim

Birisi okyanus olsa söndüremezmis beni
Hangi su yiğini söndürürmüs ki güneşi
Ama ona mum işiği kadar zayifim dedim
Bir defa üflese, hemen sönerim dedim

Bu yüzden işte sana yaklaşmaktan korkuyorum
Bu yüzden işte seni gördüğüm yerde kaçiyorum
Korkuyorum,ellerime baksan titrediğimi farkedeceksin
Korkuyorum, gözlerime baksan ürkekliğimi göreceksin

Bir zamanlar kivircik saç adama yakişmaz derdim
şimdiyse her sana benzeyene güzeldir derim
Git aynaya kendine benim gözlerimle bak
Bak,bak , kendi kendine aşik olacaksin

istersen bakirdan olsun kalbin,
ben altin gibi görürüm
istersen şeytan ol ben seni melek bilmeye hazirim
istersen haberim kendimde olmadan uyut beni
Madem aşkin gözü kör,ben kör olmaya raziyim

istersen Cehennem gibi yak bedenimi
istersen cek gözlerime kizgin mili
istersen carmiha gerilt beni
Madem suç ise sevgim,ben cezaya raziyim

seni gönül saltanatima kiral yaptim
Varsin rejimin diktatör olsun
Varsin fermanin aleyhime olsun
Ben gönüllü gönül savaşimi vermeye raziyim

Istersen aşkin bütün silahlari sende olsun
Ben duygularimi sehit vermeye raziyim
Taki sende beni bir gün sevene dek
işte o gün canimsa eger caninin bedeli,
ben canimi ugruna vermeye hazirim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erdem



Erkek
Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 31
Nerden : istanbul
İş/Hobiler : satış sorumlusu
Kayıt tarihi : 09/02/09

MesajKonu: Geri: mekan erdem   20/2/2009, 22:17

Neyin içine düştüm bilmiyorum
Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım
Beni bu kadar sevme diyorsun
Ben seni unutmaya çalışmadım mı sanıyorsun?
Olmuyor gülüm yapamıyorum
Yüreğime söz geçiremiyorum
Seni neden bu kadar sevdim bilmiyorum
Nefret etmek istedim
Unutmuşum nefretinde aşk olduğunu
Damarlarımda kan akarken seni hissediyor
Bana gülüyorsan akmaya devam ediyor
Gülmüyorsan donuyor
Sana bakınca sarılmak istiyorum
Öpmek istiyorum
Çok şey mi istiyorum gülüm
Ama bunu yapma diyorsun
Korkuyor musun sana sarıldığımda
Bu kadar sıcak bir yüreği hissedip
Kendini kaybetmekten
Kalbim zayıfladı artık sancılanıyor
Anlamıyor musun bu kalp duracak
Bana kısa bir süreyi bile çok görüyorsun
Sen bencilsin!
Bilmiyorsun ki
Bu kalp beklide son bir istek yaptı sana
Ukbaya gidecek bu ruh
Ne cevap verecek orda
Orda da acı var
Orda seni beklemek istiyorum
Bu bile mümkün değil
Ahımı almaktan korkuyorsun
Gülüm seni nasıl sevdiğimi göremedin mi?
Ben sana nasıl beddua ederim
Ahımı almadan yaşayacaksın
İçin rahat olsun
Başkasını seversin diyorsun
Ah gülüm ah içimdesin ama göremiyorsun
Bir kurbanın bir celladı olur
Benim celladım sensin
Sevgiye açsın sen
Seni sevgiye doyuracak birilerini arıyorsun
Ama sevgiyi ezip üzüntüye koşuyorsun
Seni benim gibi seven olmayacak
Bende seni sevdiğim kadar başka birini sevmeyeceğim
Bir gün aklına gelir miyim bilmiyorum
Eğer gelirsem
Bil ki o kalbe bağlı olan zincir hala kopmadı
Ucu avuçlarında duruyor
Belki o zinciri görürsün
Gördüğünde ise artık senin için atan bir yürek olmayabilir
Ben eridikten sonra sen beni sevsen ne olur
Hayır hayır
Eğer seversen beni, erisem de sev
Ama mezarıma gel bir gün
Beni bekle de bana
O zaman seni orda acısız beklerim…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: mekan erdem   Bugün 05:52

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
mekan erdem
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
D€R!NN.ORG :: ŞİİRLER :: aşk şiirleri-
Buraya geçin: